Yaşam Kurgusu

 

Bir süredir Tedx konuşmalarına taktım. Bambaşka alanlardan insanlar, hayatlarını TEDx konuşması yapacak düzeye getirene kadar neler yaptıklarını, tecrübe ve önerilerini kısa konuşmalarla anlatıyor. Kendi ağızlarından kısa kısa biyografiler diyelim. Yazımın başlığı olan ”hayat kurgusu” söz öbeği de dün gece dinlediğim bir konuşmadan kaldı aklımda.

Konuşmayı yapan iki kişiden biri konuşmaları boyunca sık sık tekrarlıyordu. Konuşmacılar varlığından benim henüz haberdar olduğum Biz Evde Yokuz adlı internet sitesinin kurucuları. kendi deyimleriyle bir seyahat, macera, aktivite ve deneyim blogu. Kurumsal firmalarda aslında mutlu oldukları işlerini yaparlarken ölmeden önce yapmak istedikleri şeylerin ve hayallerinin listesini yapmaya başlamışlar ve içinde yaşadıkları hayatın bu hayalleri gerçekleştirmeye imkan vermeyecek bir kurguda olduğuna kanaat getirmişler.
Pek çoğumuz gibi!!!
İşlerinden ayrılıp kendilerini maceranın kollarına bırakmışlar ve nihayetinde istediklerine ulaşmışlar. Şimdi bir yandan keyif aldıkları işlerini zamanlarını kendileri yönetebilecek şekilde yapıyorlar hem de hayallerini gerçekleştirebiliyorlar.
Pek çoğumuzun yaşam kurgusu :
Üniversitede en kolay iş bulunabileceğine inanılan, mümkünse popüler bir okulun popüler bir bölümünü kazan.
Okulu bitir, çeşit çeşit ömür tüketen sınavlara mülakatlara gir. Tüm hayallerini iş bulduktan sonraki döneme ertele.
Nihayet iş bul. Müthiş mutlu ol!!
Çalışmaya başla. Çalıştığın kurumun bir parçası ve de o acayip çarkın bir dişlisi ol. İşler yapılsın, saatler geçsin, toplantılar, yazılar, raporlar…
Her ay maaşın yatsın. Kira öde.
Evlen.
Ev al. Ama elbette ki krediyle. Taksitlerini ödemeye başla.
Araba al. Taksitleri ödemeye başla.
Hayaller…ötelenmeye devam.
Yazları en fazla 15 gün, şanslıysan beş yıldızlı her şey dahil otelde tatil yap.
Arada memlekete git.
İşe git, eve gel. İşe git, eve gel. İşe git, eve gel…
Emekliliğe kadar. Emeklilik ne zaman peki? Benim ki 58 yaşında!!!
Hayat kısa. Zaman varken para yok. Para varken zaman yok.
Bu yukarıda saydığım döngülerle pek çoğumuz belli bir yaşa kadar bir konfor alanı yaratıyoruz. Bu belli yaştan sonra da o konfor alanından çıkmaya cesaret edebilenimiz yok denecek kadar az.
İnsan, yaşı büyüdükçe, yaşlandıkça yani, cesaretini ve hayallerini yavaş yavaş yitiriyor. Hayatın bize kurduğu bu tuzağa düşmemek lazım.
Biraz cesaret.
Çok uzun yıllar önce bir yerlerden bulduğum bir söz var. Uzun süre de dolabımda asılı durdu.
”İnsan, aslında yaptıkları için değil, yapmadıkları için pişman olur.”
Böyle düşünceler içindeyim uzun zamandır. Biraz huzursuz, biraz kafası karışık. Kararsızlığın verdiği atalet.
Hayat güzel ve kısa. Farklı bir yaşam kurgusu mümkün. Mümkün olmalı. Tek engel kendimiziz aslında.
İlk gençlik yıllarının verdiği cahil cesaretinden lazım biraz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir