İzmir, Sakız Adası, Alaçatı

Nerede kalmıştık? İzmir’i anlatmaya devam.
Bir önceki yazıda kızımla ilk gittiğimiz müze olan İzmir Kadınlar Müzesinden bahsetmiştim. Bir sonraki müzemiz Ümran Baradan Oyun ve Oyuncak Müzesiydi.
Ümran Baradan da kimdir diye soruyorsunuz biliyorum. Müzeye gidene kadar ben de bilmiyordum ne yalan söyleyeyim. Oysa biraz araştırınca ne kadar da kıymetli bir kadın olduğunu öğrendim. Kendisi sanatçı bir aileden gelen resim ve seramik sanatçısı. İzmir’deki evini müze haline getirmiş, bizlere hediye etmiş. Kendisi ile ilgili magazinsel bir bilgi de vereyim. Uğur Dündar’ın kayın validesidir ayrıca. Ne yazık ki 2011 yılında da aramızdan ayrılmıştır.
Gelelim müzeye. Müzeye Kordon’dan kolayca yürüyerek ulaşabilirsiniz. Ancak çıkmanız gereken son bir yokuş var ki benim 3,5 yaş bücürü ile o sıcakta epey çileli bir yokuş yürüyüşü oldu doğrusu. Yine de imkansız değil. Biz yaptık oldu. Müze’nin girişinde bile hoş figürler var çocukları cezbeden bu nedenle kapısından sevinçle girdi bizim kız.

Okumaya devam et

İzmir, Kordon, Kadın Müzesi

Aslında bu gezimizdeki – ve umarım bundan sonrakilerdeki- amacım seyahatler esnasında neler yapıyoruz, nerelerdeyiz günlük olarak yazmaktı. Ama maalesef bir önceki yazıda bahsettiğim gibi benim dalgınlığım nedeniyle hayal oldu. Bir dahaki seyahate kaldı. Ne diyelim; sağlık olsun.
Gelelim gezimize. Aslında daha önce bir İzmir yazısı yazmıştım. Ancak daha çok yazacak gibi görünüyorum. Çünkü İzmir’e gelip gittikçe daha çok seviyorum, daha sık gelmek istiyorum. Geçmişte, İstanbul gibi bir şehir dururken ve hali hazırda Ankara’da, başkentte yaşarken neden İzmir’de yaşayayım ki der, biraz ön yargılı bakardım ama son bir kaç yılda hemen hemen her konuya olduğu gibi bu konuya da bakış açım değişti. Belki gelecekte burada yaşamayı  düşünebilirim. Bakalım gelecek neler gösterecek. Okumaya devam et

İzmir-Sakız Adası Yolcuları Döndü!!

Sakız Adasından…
Uzun bir aradan sonra merhaba!!
Kaç gündür yazamadım. Birinci sebebi gezentiailesi olarak yine gezmelerdeydik. Gezmelerde olmamız yazmama engel değildi aslında. Sorun şu ki minimum eşya, minimum valiz felsefem gereği kendi bilgisayarımı götürmedim giderken. Sevgili eşimin bilgisayarını kullanırım bir kaç gün dedim. Ama admin hesabımı unuttuğumdan başka bir bilgisayardan maalesef siteme erişemedim. Bu yazıyı yazdığıma göre dönmüş olduğumu anladınız.
Dönüşüm muhteşem oldu sevgili izleyenler. Sizlere müthiş yazılar gelecek bu gezimizden.

Okumaya devam et

İzmir : Avrupa’da Bir Şehir!

İzmir Sahil- kordon
İzmir’e daha önce gitmiştim. İlk gidişim bundan 5 yıl önce bizim kız daha portakalda vitamin bile değilken kayınvalidemgillerle idi. Çok soğuk ve rüzgarlı bir gündü. Sonraki gidişim de kızın 2 yaş civarıydı yanılmıyorsam ve malum 2 yaş sendromu nedeniyle pek de keyif aldığımı söyleyemeyeceğim. ”Aman kızım dur, hoop oraya dokunma, şşşşt denize düşersin” bağırışları arasında küçük hatunun peşinden koşmakla geçmişti. Saat kulesi, Kordon… Buraları görmüştüm ama 3 gün önceki kadar keyifli bir İzmir turu kesinlikle değildi.

Okumaya devam et