Anne Sabrı Denen Şey

follow link

Bir kaç gün önce sevgili küçük hatunla yaşadığım krizi anlatmazsam içimde patlayacak. Kızım 9 aylıkken, yani oturmaya başlar başlamaz kendisine oto koltuğu aldım,  arabanın kendi yetkili servisine gidip monte ettirdim. Yeri gelmişken söyleyeyim, arabalardaki çocuk koltuğunun amacı çocuğunuzu korumaktır. Bu işin ehli olmayan mağaza görevlileri tarafından koltuklar eğer yanlış monte edilirse çocuğunuzu koruyamaz. Gidip bilen birine yaptırın. İçiniz rahat etsin. Neyse, konuya dönelim. O gün bu gündür kızımla tek başıma kendisini araba koltuğuna oturtup kemerlerini bağlamak suretiyle şehir içinde geziyoruz. 9 aylıktan bu güne kadar ki yaklaşık 3 senede benim kızla arabada baş başa çok çeşitli maceralarımız oldu. O ağladı, koltuğa oturmak istemedi, ben ısrarla oturttum. Hasta oldu ya da yol tuttu, kustu. Araba sürdüğüm 1 saat boyunca hiç durmadan çocuk şarkıları söylemişliğimiz de çok. Bir keresinde yokuş aşağı arabanın frenleri boşaldı, yandaki araziye sürerek durdum mesela. Nadir de olsa koltuğa oturur oturmaz uykuya daldığı da oldu. Trafikte dakikalarca beklediğimiz günlerde oyun uydurma konusunda da usta oldum. Sözün özü, bebekle ve küçük çocukla şehir içi otomobil seyahati başlı başına bir marifet bir meziyet bana göre. Arkada koltuğa oturmamak için ağlayan, mızırdayan, bazen bağıran, en iyi ihtimalle sürekli konuşup sorular soran, kısaca araba sürerken dikkat dağıtmanın kralını yapan bir küçük insan ile baş başa büyük şehir trafiğinde hem de bir kadın olarak  seyrediyorsunuz. Herkesin harcı değil. Çelik gibi sinir lazım ilk evvela. Sonra peygamber sabrı elzem. Kesinlikle panik bir insan olmayacaksınız, müthiş soğukkanlı olmanız lazım. Aynı anda pek çok işi kotarabilen ama aynı zamanda dikkatli ve hatasız, multi fonksiyonel bir kişilik olmalısınız.

Okumaya devam et