Kadın Kafası

 

Epey bir aradan sonra sevgili kuzenlerimle birlikte çoluksuz çocuksuz bir cumartesi akşamı programı organize ettik. Aylaar öncesinden biletlerini aldığımız ”Anadolu Ateşi” dans gösterisini izlemeye gittik. Çoluksuz çocuksuz olunca sanki bir uzvun eksikmiş gibi giriyorsun ortamlara. Etkinlik öncesinde tuvalete götürüp çişini yaptıracağın, arada bir sırtı terlemiş mi diye kontrol edeceğin bir veled dolaşmayınca etrafında böyle eski sevgililik günlerindeymişcesine bir iç kıpırtısı bir heyecan bir hoşluk…Tabii bir de katılım sağlayacağın etkinliğin günü saati çok öncesinden belli olduğundan ”Allahım ne olur çocuk hasta olmasın, ateşlenmesin, dans gösterisi izleyeceğimize esas dansı hastane acillerinde sabahlara kadar biz etmeyelim n’olur?” diye dua ediyorsun. Tabii Murphy kanunları her zaman işler, ya da ne bileyim; evrene mesaj yollaya yollaya evren de konuyu farklı algılar falan… O çocuk kesin hasta olur arkadaş. Evet, etkinliğe iştirak ettik ama evde anneannesinde ateşi çaktırmadan inip çıkan, burnu da tıkalı bir çocuk bıraktık. Olsun, o kadarcık nezle gribi nazar-ı itibara almıyorum zaten artık. Okumaya devam et