Kuğulu Park; Çocukluğum…

Ankara doğumluyum ve 34 yıldır bu şehirde yaşıyorum. Ankara’nın en güzel yanı İstanbul’a dönüşü demiş şair ama bir şehir eğer doğduğunuz, çocukluğunuzu yaşadığınız, ilk gençliğinizi geçirdiğiniz, üniversite okuduğunuz, çalıştığınız, evlendiğiniz ve anne olduğunuz bir şehirse o şehir Ankara bile olsa artık memleketiniz oluyor.
Ben, bu blogdan da bildiğiniz üzere epeyce gezen biriyim malum. Dünyanın neresine gidersem gideyim, daha Esenboğa’ya iner inmez evime gelmiş gibi hissederim. İstanbul’u da çok severim, uzun süre gitmezsem özlerim falan ama en çok da Ankara’ya evime dönmesini severim sevgili Yahya Kemal!!
Ankara İstanbul kadar tarihi ve turistik mekanı olan bir şehir değil biliyorsunuz. Cumhuriyetle yaşıt genç bir şehir çünkü Ankara. İçinde yaşadığım 34 yıl boyunca pek çok şey değişti bu şehirde. İnsanları değişti, trafiği değişti, caddeleri sokakları değişti. Ama çocukluğumdan bu güne o günlerdeki gibi kalan bir Kuğulu Park değişmedi benim bildiğim.

AANKARA KUĞULU PARK- HUZUR
Kuğulu Park ve Huzur
Daha kardeşim doğmamışken babamla ve annemle gittiğimizi hatırlayabiliyorum. Kardeşim henüz doğmadığına göre en fazla 4 yaşlarında olmalıyım. Babam, evimiz Kuğulu Park’a çok uzak olmasına ve özel otomobili olmamasına karşın bir kaç haftada bir muhakkak götürürdü beni oraya. Otobüsle, dolmuşla hem de küçük bir çocukla onca yol kat edip bu zahmete neden katlandığını bugün anlıyorum. O da benim gibi sevdiği, zihninde güzel hisleri ve hatıraları canlandıran bir yere biricik kızını götürmek, o hatıralara bunu da eklemek istemişti. Tıpkı dün benim yaptığım gibi.
Dün bizim kızı Ankara’nın sembolü Kuğulu Park’a ilk kez götürdük. Daha adımını atar atmaz gözleri ışıldadı. Kuğuları ve ördekleri hayranlıkla izledi. Küçük fıskiyelerin üzerine kurulan küçük köprülerden defalarca geçti.
Güvercinlere yem attı, çocuk parkında oynadı. Ben hem O’nu takip ettim hem de yanı başımızda akordiyon çalan sokak müzisyeninin kulaklarımıza çektiği ziyafete ortak oldum.
Kuğulu Park neresidir, nerededir; Kuğulu Park’a nasıl gidilir, orada ne yapılır? Sorularını yanıtlamadan önce Kuğulu Park ve tarihi hakkında okuduklarımdan ve öğrendiklerimden biraz baksetme isterim, zira hikayesi bana oldukça ilginç geldi.
Efendim, şöyle Cumhuriyetin ilk yıllarına zihninizi götürünüz evvela. Kuğulu Park’ın Tunalı Hilmi Caddesine bakan tarafında heykeli de bulunan, zamanın hem askeri hekimi hem de milletvekili olan Tunalı Hilmi Bey’in Kızı Sevda ve Cenap And’ın ( Kavaklıdere şaraplarını sahibi ve kurucuları) evlerinin bahçesiymiş Kuğulu Park. Kavaklıdere semtine adını veren etrafı kavaklarla çevrili küçük bir dere varmış esasen bugünkü Kuğulu Park’ın olduğu yerde bir zamanlar ama dere kurumuş gitmiş elbette yıllar içinde. Zamanın mimar belediye başkanı Vedat Dalokay çiftin evlerinin bahçesini parka dönüştürmüş. Başlangıçta çok da rağbet gören bir park değilmiş. 2012 yılından bu yana Ankara’nın kardeş şehri olan Viyana Belediyesi tarafından taa 1977 yılında Ankara Belediyesi’ne iki adet kuğu hediye edilmiş. Hediye edilen bu kuğular, kuğular gelmeden önce adı Kavaklıdere Parkı olan parkta bakılmaya başlanmış. Viyana’dan gelen kuğularla özdeşleşen parkın adı nihayetinde Kuğulu Park olarak değiştirilmiş. Ankara’nın en stratejik noktasında, bürokrasinin ve resmiyetin sıkıcı ve boğucu havasında bir avuç vaha olarak hala varlığını sürdürmektedir.
Avrupa şehirlerinin devasa ve büyüleyici büyük şehir parklarını görmüş biri olarak hiçbirini benim Kuğulu Park’ıma değişmeyeceğimi söylemek isterim. Çünkü Avrupa’dakilerin aksine bu park, çocukken eğlendirmiş, büyüdüğümde dinlendirmiş, canım sıkıldığında havamı değiştirmiş, keyifli olduğumda neşemi paylaşmış, kısaca benim kişisel tarihime tanıklık etmiştir. Bu nedenle de dünyadaki hiç bir park Kuğulu Park kadar güzel değildir bana göre.
Benim hatıralarımda çok çok küçükken yer etmeye başlamıştı bu park, şimdi ise sıra bizim kızda. Kuğulu Parkta geçirdiğimiz günün akşamında kızı uyutmaya çalışırken  güneş doğduğunda sabah olduğunda hemen tekrar Kuğulu Parka gidelim cümlesini kurmuştur kendisi. O kadar da sevmiş yani!
Gel gelelim Kuğulu Park’a nasıl gidilir, nerededir, oraya gidince neler yapılır sorularının yanıtlarına.
Öncelikle, Kuğulu Park Ankara’nın en stratejik ve merkezi noktalarından birindedir. Atatürk Bulvarı, Tunalı Hilmi Caddesi ve Polonya Caddesinin kesiştiği, az ilerisinde Arjantin caddesi bulunan bir yerdedir.
Nasıl giderim ? sorusuna yanıtım şu olur: Kızılay meydanından sırtınızı Ulus’a verip burnunuzun dikine Atatürk Bulvarı boyunca dümdüz yürürseniz yaklaşık yarım saat sonra solunuzda bu güzel parkı göreceksiniz. Yol tarifimi Kızılay’ a göre yaptım, çünkü Ankara’da tüm yollar Kızılay’ çıkar!! E Kızılay’a nasıl gideceğinizi de siz bulun artık’
Peki Kuğulu Parkta ne yapılır? 
Bir kere en önce, Tunalı Hilmi Caddesi Boyunca yürümüş, alışveriş yapmışsanız bu parkta bir güzel dinlenilir. Seyyar satıcıdan simit, mevsimine göre kestane alınır, yine seyyar çaycılardan bir bardak- hem de ince belli cam bardakta- çay içilir. Daha elit(!) bir şekilde dinleneceğim parkta bankta oturmam diyorsanız parkın içindeki Cafe ve Restoran olarak işletilen mekana oturup çayınızı, kahvenizi burada da içebilirsiniz.
Hemen her gidişimde rastladığım sokak müzisyenlerine kulak verirsiniz.
Önemli ve özel günlerde tertip edilen çeşitli etkinliklere (konser, sergi, kermes vs. ) denk gelirseniz tadını çıkarırsınız.
Kuğulu Park’ta geçen yıl 19 Mayıs’tan beri ücretsiz wi-fi hizmeti de sunuluyor, internette işiniz gücünüz varsa onu halledersiniz. Hatta bu parkın güzelliğini fotoğraflar instagramda bir selfi paylaşırsınız!!
Çocuğunuz var sa hele, bizim gibi, parktan uzun saatler çıkamazsınız söyleyeyim. Ona göre zihnen hazırlanın öyle gidin. Çünkü kuğular, ördekler, kazlar, gölet, fıskiyeler çok ilgilerini çekiyor. Sonra güvercinler var parkın müdavimi olan. Bizim kız güvercinler ve onlara yem atma faaliyeti ile dakikalar geçirdi ve mest oldu adeta! Parkın içinde bulunan çocuk parkı ve oyuncaklar da hem çok çeşitli hem de oldukça kaliteli. Biz dün Kuğulu Park’ta tam tamına üç saat geçirdik, ayrılırken de bizim kızı ikna etmek için türlü türlü yollar denedik.
güvercinler…
Sözün özü, tarihiyle, doğasıyla ve muhtevasıyla Ankara’nın sembolü olan bu Parkı Ankara’lı iseniz ve Ankara’ya yolu düşenlerdenseniz görmeden ayrılmayın.
 Ankara’nın resmiyeti yanında parkın samimiyeti içinizi ısıtacak emin olun.

 

Kuğulu Park; Çocukluğum…” için bir yorum

  1. ÖZGECİM SANA ECE TEMELKURAN’IN KITABI DEVİR İ OKUMANI TAVSİYE EDİYORUM BEN GEÇEN SENE DEĞİL ONDAN ONCEKİ SENE YAZ TATLİNDE NEFES NEFESE OKUMUŞTUM ÇOK GÜZEL ANKARAYI, KUĞULU PARKI, KUĞULARI VE O DÖNEMİN SİYASI YAPISINI İKİ AİLE İLE ANLATIYOR.

    EMİNİM ÇOK BEĞENİRSİN SEVGİLER

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir