Kadınlar Şehri Kiev

Bugün yine nostalji yapıp geçmiş gezilerimizden birini daha anlatacağım.
Bundan yaklaşık beş yıl önce Mart ayı sonunu Nisan ayına bağlayan bir tarihte gitmiştik Kiev’e. Evet Mart sonu Nisan başıydı ama her yer hala karlı idi ve dışarı çıkıldığında öyle bir soğuk vardı ki insanın göz bebeğini donduruyordu. Göz bebeği donduran soğuk!! Bu tanımı daha önce duydunuz mu? Ben de duymamıştım. Bizzat hayatın yaşayışı içinde tecrübe ile şahsımın türettiği bir deyim olarak lugatlara geçmiştir efendim. Göz bebeği donduran soğuk nasıl olur kısa bir tasvir yapayım isterseniz. Dışarıdasınız, hava soğuk, yerlerde kar ve buz var, mantonuz, atkı-bere-eldiven her şey tamam. Turistik bir gezi olduğundan haliyle yürümeniz gereken mesafeler oluyor. Dışarıda yürüyerek geçirdiğiniz yaklaşık yarım saat sonrasında bünyenizde ” derhal kapalı bir mekana girmeliyim, yoksa donacağım” türünden bir his hasıl oluyor, kendiliğinden, tamamen istemsiz. Sanırım donmadan önceki aşamaların ilki bu aşama. Bu histen sonra hemen gözleriniz kapalı bir mekan arıyor ve bir markete giriyorsunuz. ” Şükür biraz ısındık dışarıdaki soğuk da neydi öyle! ” diye eşinizle konuşurken birden marketin dondurulmuş gıdalar bölümünün hemen önünde bulunduğunuzu fark ediyorsunuz. İşte böyle bir şey göz bebeği donduran soğuk. Bilmem açıklayıcı oldu mu?

Soğuğuna yeterince dem vurduğuma göre artık şehrin diğer göze çarpan unsurunu anlatabilirim: Kadınları!! Başlığı okuyunca aklınıza hemen Ukrayna’nın güzel kadınları geldi biliyorum. Gerçi yalan da değil, güzeller. Eğriye eğri, doğruya doğru demek lazım. Ama benim asıl kastettiğim kadınların erkeklere nazaran şehir hayatında her yerde çok daha görünür olması. Ben bu kadar kadınlardan oluşan bir yerleşim yeri daha önce hiç görmemiştim. Çizginin feminizme yakın tarafında duran bir kadın olarak kadının sosyal hayatta ve çalışma hayatında bu kadar yoğun şekilde var olması çok güzel elbette. Ancak ne yazık ki kazın ayağı öyle değil. Kiev’de kadınların daha görünür olmasının sebebi, öyle gazetelerde çarşaf çarşaf yazdığı gibi nüfusunun % 80’inin kadın olması falan değil, zaten oran yüzde seksen de değil. Gerçek oran yüzde elli küsürlerle, yüzde kırk küsürler arasında. Yani birbirine çok yakın. Kadınlar Kiev’de her yerde, çünkü erkekler çalışmıyor! Rivayete göre çok fazla içiyorlarmış ve çok tembellermiş. Bu nedenle iş başa düşüyor ve kadınlar çalışıyormuş.
Kaldığımız otelin garsonundan otelin müdürüne tüm görevliler, taksi şoförleri, metrolarda bilet gişesinde, sokaklarda temizlik görevlileri, mağaza ve marketlerde satış ve reyon görevlileri…Her yer çalışan kadınlarla dolu. Kiev denince benim masmavi gözleriyle sokakta ”Roziki, Roziki!”(güller anlamında)  diye bağıran kadınlar geliyor gözümün önüne.
Bu şehri kadınlar şehri yapan başka bir unsur da şu: söz konusu çalışan kadınlar aynı zamanda son derece nazik, yardım sever ve kibarlar. Ayrıca erkeklere nazaran çok daha eğitimli ve entelektüeller. Çoğu İngilizce biliyor örneğin. Bahsetmeden geçemeyeceğim, Kiev kadınlarının takdire şayan bir başka kabiliyeti daha var sevgili okuyucularım. Yerlerde buz ve kar varken, dikkatinizi çekiyorum buz varken dedim, çivi topuk çizme ile rahatça yürüyorlar. O kadar ki neredeyse çivi topuk çizme giymeyen kadın bizden değildir diye hüküm var sanırsın anayasalarında. Kocaman postal tipi botlarımla utandım. Gerçi onlar kadınsa ben neydim, ben kadınsam onlar neydi, kesinlikle başka bir tür olmalıydı falan gibi hezeyanlardan hezeyanlar beğeniyordum bu gezimizde mütemadiyen!
Biliyorsunuz Ukrayna vizesiz gidebildiğimiz ülkelerden biri. Bu nedenle ülkeye girişte hiç sorun yaşamadım. Bunda kadın olmamın büyük payı olduğunu düşünüyorum. Erkekseniz biraz oyalayabiliyorlarmış duyduğum kadarıyla. Nedense (!)
Hava alanı- şehir merkezi ulaşımı taksi olmadan zor. Bu nedenle taksiyi tercih etmenizi tavsiye ederim.Taksiciler genellikle bireysel çalışıyorlar ve turist olduğunuzu anladıkları zaman kazıklama eğiliminde oluyorlar dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi. Bu nedenle uyanık olun. Biz tanıdık vasıtasıyla tanıdık bir taksici bulduk ve hava alanına gidiş geliş için bu tanıdık taksiyi kullandık.
Otel şehir merkezinde ve hatta büyük bir alışveriş merkezinin tam karşısındaydı, Cosmopolite Hotel. 2012 Avrupa Futbol Şampiyonasının ev sahibi Polonya ile Ukrayna imiş. Şampiyona için o yıl yapılmış yeni bir otelmiş. Dışarının soğuğuna inat otel hem çok konforlu hem de sıcaktı! Konforu o kadar mühim değil de.. Sıcaktı!!
Kiev’e ben Almanya Düsseldorf’tan gitmiştim. Almanya’nın son derece düzenli ve ileri düzey medeni şehir havasından sonra Kiev elbette ki bana biraz karmaşık, kirli ve düzensiz geldi. Bunda kara kışın etkisi büyük tabii, yerler kar, buz, çamur falan…Aslına bakarsanız SSCB’den ayrılıp da bağımsızlığını ilan edeli daha bir kaç yıl olmuş ve nüfusunun nedeyse yarısına tekabül eden erkeklerin çalışmaktan imtina ettiği bir ülke için iyi bile!
Otelin tam karşısında alışveriş merkezi bulunduğundan hayat pahalılığı karşılaştırmasını rahatlıkla yapabilirim. Yukarıda söylediğim gibi Düsseldorf’tan geldiğim için Kiev’e, burası bana her şeyin bedava olduğu bir şehirmiş gibi geldi! Markette satılan giyim eşyaları ve gıda kapsamında Türkiye ile kıyaslandığında da ucuz bir şehir.
Greçka denen karabuğdayı ilk kez Kiev’de bu markette gördüm. Bu da ne böyle bulgura benziyor güzel bir şey sanırım diyerek iki paket aldım ne olduğunu bilmeden. Ne olduğunu bilemedim çünkü hiçbir şeyin üzerinde İngilizce açıklama yazmıyor. Google translate de kullanmak aklıma gelmemiş. Akıllı telefonuma daha yeni yeni alışıyordum o zamanlar, ondan sanırım.
Greçka meşhur oldu ya bu aralar, keşke daha fazla getirseymişim. Geçen gün markette gördüm kilosu 17 TL idi. İnanamadım!
Ayrıca harika ekmekler satılıyordu markette. Her gün birinden alıp afiyetle yedim. Riga’da olduğu gibi burası da ekşi mayalı olduğunu tahmin ettiğim esmer ekmekler konusunda adeta cennet. Aklıma koydum kendim yapmayı deneyeceğim, bakalım başaracak mıyım? Türkiye’de hiç bir yerde o lezzeti bulamıyorum ne yapayım?
Yeme içme konusuna değinmişken, son olarak Roshen Çikolata çok ünlü burada. Neredeyse her sokak başında içinde envai çeşit ve form da çikolata olan mağazaları var. Çikolata severler için, Kiev’den hediyelik çikolata almak için harika bir yer.
Ukrayna- Kiev-Roshen Mağazası
Roshen Mağazası
Eski SSCB ülkelerinin pek çoğu, özellikle de Rusya’nın  yer altı ulaşımı, diğer bir deyişle metro hatlarının ünü daha önce kulağıma çalınmıştı ama bu kadarını gerçekten tahmin etmemiştim. Yerin altına metro hattı değil şehir inşa etmişler yahu!! Üç- Dört katlı alışveriş merkezleri var yer altında. Cafeler, çeşit çeşit mağazalar…İnsanoğlunun doğa ile baş etme kabiliyeti işte. Yerin üstü kar buz, ne yapsın insancıklar? Yer altına şehir kurmuşlar. Metroya binmek için bahsettiğim üç dört katlık alışveriş merkezi mesafesi kadar yerin altına inmeniz gerekiyor. Haliyle yürüyen merdiven yapmışlar iniş kolay olsun diye. Şaşırmadık. Asıl şaşırdığımız şu oldu: öyle bir yürüyen merdiven ki merdivenin sonunu göremiyorsunuz. İnsanlar merdivene biniyor, basamağa oturup kitap okuyor. O kadar uzun sürüyor metroya yolculuk. Yaklaşık 4 dakika falandı yanlış hatırlamıyorsam. Kitap okuyan insanlar demişken, Kiev’de dikkatimi çeken bir diğer konu da buydu. Herkes ama herkes, herkes diyorsam kadınlar yani, her yerde kitap okuyor. Yürüyen merdivende, metroda, otobüste, markette kasa kuyruğunda…Boş boş etrafa bakmak sadece bizlere mahsus sanıyor insan.
Kiev Metrosu
Kiev Metrosu
Kiev’e dair bu kadar laf kalabalığı yaptıktan sonra Kiev’de nerelere gitmeli nereleri görmeli ondan bahsedelim biraz da.
Maidan Nezalezhnosti (Independence Square) 
Ukrayna Kiev Özgürlük Meydanı
Ukrayna Kiev Özgürlük Meydanı
Burası tahmin edeceğiniz üzere şehrin tam göbeğindeki ünlü meydan. Her daim kalabalık. Kalabalık dediysem, bir Taksim değil elbette. Etrafında mağazaların,  resmi binaların olduğu merkezi bir nokta. Resmi binalar sonsuza doğru uzanıyor. Evet yanlış okumadınız, enine doğru uzayıp giden bitmeyen bina yapmışlar!! Sovyet ruhu nedir ilk kez burada anladım. Bu meydanda ellerinde beyaz güvercinler olan pek çok adam görebilirsiniz. Anladığım kadarıyla belli bir ücret karşılığında turistlerle güvercin uçuruyorlar.
Duyduğuma göre esas yılbaşı geceleri çok keyifli oluyormuş bu meydanda. Gösteriler, konserler… İlla kışın gidecekseniz yılbaşı gecesine denk getirin bari.
Kiev-Pechersk Lavra – Caves Manastırı
Ukrayna Kiev Pechers Lavra- Caves Manastırı
Ukrayna Kiev Pechers Lavra- Caves Manastırı
Oldukça etkileyici, çok büyük bir manastır. Gez gez bitiremedik. E hava da soğuktu tabii. Adı üstünde cave (mağara) manastırı. Öyle yerleri var ki tek kişilik yer altına inen incecik ama ucu görünmeyen merdivenler falan…Orta Çağ ürpertisi geliyor insana.
Aziz Michael Katedrali 
Ukrayna Kiev Aziz Michael Katedrali
Aziz Michael Katedrali
Klasik bir Rus Ortodoks Kilisesi, masal kitaplarındaki prensesin şatosunu andırıyor.
Kyiv Founders’ Monument
Ukrayna Kiev- Kiev Founder's Monument
Ukrayna Kiev- Kiev Founder’s Monument
Kiev’in kurucuları heykeli. Burada muhakkak bahsetmem lazım: aslında bu önemli heykeli biz tesadüfen bulduk. Şöyle ki, kaybolmuştuk!! Caves Manastır’dan sonra yürüyelim dedik. Yanlış yapmışız. Çünkü o soğukta, üstelik kar yağışı ve sis de vardı, kilometrelerce yürüdük. Tam artık yolumuzu bulamayacağımıza dair umutlarımızı yitiriyorduk ki bu heykelle karşılaştık. Buzları henüz erimeye başlamış bir nehrin kıyısındaki bu heykel ve özellikle hemen yanındaki sıcacık kafe hayatımızı kurtardı. Gerçekten! Kafede sıcak bir şeyler içip ısındık, kafe çalışanları bize taksi buldu. Bu da böyle bir maceramızdı işte. Neymiş? Yer yön bilmediğiniz sisli ve soğuk havalarda biz yürüyerek gezeceğiz şehri kahramanlığı yapmıyormuşuz!
Eriyen buzlar, Nisan ayında...
Eriyen buzlar, Nisan ayında…
Kiev’e şartlar öyle gerektirdiğinden kış mevsiminde gittik. Aslında okuduğum ve duyduğum kadarıyla yazı çok güzel oluyormuş. Bir de yaz mevsiminde görmek lazım Kiev’i.
Son olarak çoluk çocuk Kiev nasıl olur derseniz, bence güzel olur. Çok büyük bir şehir değil. Ucuz ve istediğinizi hemen her şeye marketlerden rahatça ulaşabilirsiniz. Oteller güzel ve konforlu. Metro hatları mükemmel denecek kadar iyi, ulaşım da sorun olmaz yani. Tek sorun kış mevsiminde gitmek olabilir ki çoluk çocukla bunu yapacağınızı hiç sanmıyorum. Yazın Türkiye’den serin olacağından bence ilk tercihlerden biri bile olabilir.
Güzel kadınların, sonsuza uzanan binaların, sanat eseri metroların şehri Kiev…
Bu kadar yakın ve bu kadar güzel bir şehir seyahat planlarında olmayı hak ediyor bence. Yaz da yaklaşıyor, bir düşünün derim.
Sevgiler.

Kadınlar Şehri Kiev” için 2 yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir