”Çocuk”

Artık dayanamayacağım ve bir iki kelam da ben edeceğim.
Kadın ve çocuk meselesine her zaman duyarlıydım ama hemen her konuya olduğu gibi bu konulara olan duyarlılığım da annelikle birlikte daha da arttı.
Kadın tacizi/tecavüzü meselesine şimdilik girmeyeceğim.
Ama çocuk istismarı konusuna değinmeden geçemeyeceğim gerçekten.
Bir süredir medya vasıtasıyla öğrendiğimiz olayların içimi acıtan, gözümü yaşartan, kabuslarıma konu olan kısımlarını da geçiyorum Okumaya devam et

Kadın Kafası

 

Epey bir aradan sonra sevgili kuzenlerimle birlikte çoluksuz çocuksuz bir cumartesi akşamı programı organize ettik. Aylaar öncesinden biletlerini aldığımız ”Anadolu Ateşi” dans gösterisini izlemeye gittik. Çoluksuz çocuksuz olunca sanki bir uzvun eksikmiş gibi giriyorsun ortamlara. Etkinlik öncesinde tuvalete götürüp çişini yaptıracağın, arada bir sırtı terlemiş mi diye kontrol edeceğin bir veled dolaşmayınca etrafında böyle eski sevgililik günlerindeymişcesine bir iç kıpırtısı bir heyecan bir hoşluk…Tabii bir de katılım sağlayacağın etkinliğin günü saati çok öncesinden belli olduğundan ”Allahım ne olur çocuk hasta olmasın, ateşlenmesin, dans gösterisi izleyeceğimize esas dansı hastane acillerinde sabahlara kadar biz etmeyelim n’olur?” diye dua ediyorsun. Tabii Murphy kanunları her zaman işler, ya da ne bileyim; evrene mesaj yollaya yollaya evren de konuyu farklı algılar falan… O çocuk kesin hasta olur arkadaş. Evet, etkinliğe iştirak ettik ama evde anneannesinde ateşi çaktırmadan inip çıkan, burnu da tıkalı bir çocuk bıraktık. Olsun, o kadarcık nezle gribi nazar-ı itibara almıyorum zaten artık. Okumaya devam et

Selam!!

Çok oldu değil mi yazmayalı?
Bu blog olayı da bir enteresan. Yazdıkça yazası yazmadıkça yazmayası geliyor insanın. En son cinsiyetçi oyuncaklardan dem vurmuşum baktım da epey de zaman geçmiş.
Neler yaptık bu zaman aralığında diye sorarsanız, gezme tozma faaliyetlerine zorunlu olarak ara verdik bir kere. Çünkü hastalıktan kurtulamadık. Çoluğu çocuğu olanların daha iyi bileceği üzere etrafta bir virüs dolaşmakta ve herkesi perişan etmekte bu kış. Bizim kız da okullu bir birey olduğundan artık, bu virüsleri özenle kendisine bulaştırmakta ve evimize taşımakta sağ olsun. Basit bir soğuk algınlığı ile başlayan ve iyileşmeye doğru evrilmiş olan süreç iki kere acillik olmaya doğru evrildi hızla. O malum yaramaz virüsü önce ben sonra da sevgili eşim bedeninde misafir ettikten sonra kendisi şimdilik bizi terk etmiş görünüyor. Okumaya devam et

Yeni Bir Yıl : 2018

Şu hayatta 34. yılımı eda ederken bir yılı daha yaşayıp bitirmek yeni bir yıla merhaba demek üzereyiz. Benim yaşlarımda pek çok kişinin, ve hatta (kümeyi daha da daraltırsak) 30’lu yaşlarını süren pek çok kadının hayat muhasebesi yapmaya başladığı yaşlara tekabül eden 2017 yılı her birimiz için bambaşka şeyler ifade ediyor. Üzücü, hüzünlü ve hatta acılı olan anıları hafızalardan silmek mümkün olmaz elbet ama yeni yıl yeni başlangıçlara vesile olsun, geçmişi değil, anı yaşama yılı olsun demek en doğrusu galiba.
Yeni yıla dair planlar yaparken ve sıkı sıkı uyulacak (!) yeni kararlar alırken bir yandan da geçen yılı nasıl geçirmişiz diye şöyle kısa bir hafıza turu yapayım dedim.

Okumaya devam et

Emitt ile Dünyayı Keşfet

Bu sene ‘Keşfetmek Güzeldir’ sloganı ile oldukça güzel bir kampanya yürüten, dünyanın en büyük 5 turizm fuarından biri olan Emitt İstanbul Turizm Fuarı, 25 – 28 Ocak 2018 tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek.

Tatilini Emitt’te Planla

Türk Hava Yollarının ana sponsorluğunda düzenlenen fuarda; Türk turizm dünyasının en büyük tur operatörlerinden tutun da Hindistan, Japonya, Kore, Maldivler, İtalya, Mısır başta olmak üzere dünyanın dört bir yanından yüzlerce katılımcı 4 gün boyunca kendi ülkeleri hakkında ziyaretçileri bilgilendirmek için hazır olacak.

Fuar süresince katılımcı firmalar tarafından bir çok erken rezervasyon kampanyası da ziyaretçilerin ilgisine sunulacak. Hem tüm fırsatları kıyaslayıp kendinize en uygun kampanyayı seçebilir hem de yerli ve yabancı tur şirketlerinden merak ettiğiniz ülke ya da şehirler hakkında önemli bilgiler edinip hayal ettiğiniz tatili planlayabilirsiniz.
İster kış tatilinizi isterseniz de yaz tatilinizi en uygun fiyat ve erken rezervasyon koşulları ile Emitt’te planlayıp şimdiye kadar aklınıza bile gelmeyen bir sürü yer hakkında detaylı bilgi edinebilirsiniz.

Ücretsiz Emitt Turizm Fuarı Davetiyesi Almak için Tıklayınız.

‘Orada Ne Yerim’ Düşüncesine Son!

Fuarın önemli bir artısı da farklı farklı kültürleri tanıyıp önyargılardan kurtulmak olacaktır. Bir yere gideceğimiz zaman – özellikle de yurt dışı ise- ‘Orada ne yenir?’ ‘Aç kalır mıyım?’ gibi düşüncelere bir çoğumuz kapılmışızdır. Bu konuda da yabancı katılımcılara ülkeleri hakkında sorular sorup kafamızda soru işaretlerini giderebileceğiz.

Günlük hayatla ilgili merak ettiklerimiz, gezilip görülecek yerler, gece hayatı, insani ilişkiler gibi bir çok farklı soruya da cevap bulabiliriz.

TÜYAP’a gelin adını bile duymadığınız bir çok yer hakkında bilgi sahibi olun, indirim ve erken rezervasyon fırsatlarından yararlanın ya da hiç değilse bir daha belki de hiç göremeyeceğiniz insanlarla tanışın, sohbet edin.

Ne demiştik;

‘Keşfetmek Güzeldir.’

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Instagramıma buyurmaz mıydınız?

Bu blogu açalı henüz bir yıl bile olmadı. İlk bloglar çıktıktan neredeyse 10 yıl sonra açtım!!
Kişisel bir facebookum yok. Bundan herhangi bir rahatsızlığım da yok. Facebook daha ilk çıktığında herkes çok heyecanlı bir şekilde birer birer facebook açarken ben, ” yok ilk okul arkadaşlarımı buluyormuşum da, yok lise kankalarıma ulaşabilmem mümkünmüş de…ben görüşmek istediğim insanlarla zaten görüşüyorum, özel olarak bulmak istediğim birisi yok, beni bulmak isteyen de azıcık çaba gösterse zaten bulur, facebooka gerek yok” diyordum. Bugün hala bu fikirdeyim, değişen bir şey yok.
Ama blog açmak hep aklımdaydı.

Okumaya devam et

Ev Hanımlığı Maaşı

Burası esasen bir seyahat blogu evet ama her konuda ahkam kesmekteyim affınıza sığınarak. Merhaba yazımdan da anlayacağınız üzere blog yazmaya başlamamın ilk nedeni seyahat anılarımızı bir yerde toparlamaktı. Sonraki amacım ise kendi kendime konuştuğum, düşündüğüm konuları ve fikirlerimi yazıya dökmek. Yazmayı hep sevdim, seviyorum. Bazen tüm günüm buraya bir şeyler yazacağım motivasyonu ile geçiyor cidden. Her telden yazılara devam anlayacağınız. Hatta ilerleyen günlerde yukarıdaki menüye bir de ”mutfak” sekmesi eklemeyi düşünüyorum. O konuda da ahkam kesecek biraz birikimim oldu zannımca.
Bu kısa ön sözü tamamladığıma göre bugünkü konuya geçebiliriz efendim.
Geçenlerde bir ev gezmesindeyiz. Kısır yiyoruz. Okumaya devam et

Evinizi Yılbaşına Hazırlamaya Ne Dersiniz?

İşte Evinizi Yeni Yıla Hazırlayacak Birbirinden Güzel Fikirler 🙂

Evinizin mis kokusu

Herkes için koku şüphesiz unutulmaz bir ayrıntı. Yılbaşı konseptini en güçlü şekilde hissettirmek için kokuları tercih edebilir, evinizi birbirinen güzel kokulu mumlarla donatabilirsiniz. Portakal, tarçın, karanfil, zencefil gibi malzemeleri kaynatarak doğal aromalarla da evinizin havasını değiştirebilirsiniz. Okumaya devam et

3 Aralık Dünya Engelliler Günü

 

Hepimiz engelli adayıyız.
Eğer herhangi bir engeli olmadan doğan şanslı insanlardan biriyseniz, herhangi bir kaza bir anda engelli bir birey yapabilir bizi. Yaşadığımız her an bunun bilincinde olmalıyız.
Engelli insanların bizim ülkemizde de varlığı hepimizin malumu. Bazen yakın çevremizde bazen uzağımızda. Ancak sokakta engelli vatandaşları pek görmediğimiz de bir gerçek. Bunun nedeni sayılarının az olması kesinlikle değil. Sokağa çıkamamaları. Çünkü sokaklar engelsiz insanlar için bile maalesef kesinlikle güvenli ve uygun değil.  Okumaya devam et

Geç Kalmış 24 Kasım Yazısı

Bu yazıyı okuyan tüm öğretmenlerin, kendi öğretmenlerimin ve ailemdeki öğretmenlerin geçmiş öğretmenler gününü kutlarım!!
Geçmiş bayram kutlayabiliyorsak geçmiş öğretmenler günü de kutlanır zannımca. Bir haftalık bir gecikmeyle oldu, farkındayım. Ama elde olmayan sebeplerle tam gününde yazamadım. Madem tam gününde yazamadım o zaman Londra ve Cambridge’i aradan çıkarayım istedim.
Ben öğretmenlik mesleğinin içine doğmuş biriyim.

Okumaya devam et

Saklama Rehberi

Besinlerin kullanım ömrünü nasıl uzatabileceğinizi biliyor musunuz? Peki ya onları ne kadar uzun bir süre boyunca saklayabileceğinizi? Eğer siz de benim gibiyseniz, birkaç temel gıda dışındaki hiçbir besin için net bir fikriniz olmadığına eminim. En basitinden, sizce elma ne kadar bir süre saklanabilir? Lezzetini, sertliğini ve tazeliğini yitirmemesi için ne yapmak gerekir? Oturup her besin maddesi için internette araştırma yapmanıza gerek yok: http://saklamarehberi.com, tüm bu bilgilere tek bir kaynaktan ulaşmanızı sağlıyor. Okumaya devam et

Grand Hyatt İstanbul’da 2018’e Unutulmaz Bir Başlangıç Yapın

Grand Hyatt İstanbul, bu yıl da hem noel hem yılbaşı için hazırladığı birbirinden güzel menülerle misafirlerini bekliyor.  Gas Brothers ve Utku Yurttaş yılbaşı yemeği süresince jazz, piano ve 70’lerden günümüze popüler müzikleri çalacaklar. Gece, Gas Brothers’ın perküsyon show’unun da yer aldığı performans ve after party ile devam edecek.

Noel Menüsü, Grand Hyatt İstanbul’da
Grand Hyatt’ın içinde bulunan 34 Restoran, içinde leziz hindinin de olduğu Noel Yemeği özel menüsü ile 24 Aralık Pazar günü aile kutlamaları ya da arkadaş buluşmaları için ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 24 Aralık akşam başlayan ziyafet 25 Aralık Pazartesi günü öğlen ve akşam da devam ediyor.  Kişi başı 218 TL olan menü için önceden rezervasyon gerekiyor. Okumaya devam et

Ordan, Burdan…

Uzun süre yazmayınca içime sıkıntı çöküyor resmen. Yazmak beni kesinlikle mutlu eden, adeta kaslarımı gevşeten bir şey. Beyin kaslarımı ve ruh kaslarımı.
Takip ettiğim bloglardan birinde (bu blog) bir bilgi vardı. Yaratıcı tarafı olan beyinler eğer bu yaratıcılıklarını ortaya çıkaramazlarsa baş ağrısı ve migren bu kişilerde daha sık görülürmüş. Konunun bilimsel dayanağı hakkında bir fikrim yok ama bana çok mantıklı geldi. Yani, içeride bir çeşit enerji var, dışarı çıkamıyor ve sonuçta ağrı yapıyor. Basit bir neden sonuç ilişkisi aslında değil mi? Bu nedenle bu blog bana çok iyi geliyor. Çok uzun yıllardır yapmak istediğim bir şeymiş meğerse. Yazmaya başladım, mutluyum, rahatladım.

Okumaya devam et

Komşu Komşu Huu !

Çocukluğumdan başlayan gazete okuma alışkanlığım hala devam ediyor. Babam evimize pek çok farklı gazete alırdı, özellikle pazar günleri. Günümüzün teknolojisinde hafta içi gazeteleri internetten takip ediyorum, yalan yok. Biraz da tüm gün mesaide bilgisayar başında olmanın konforuyla tabii. Ama pazar günü basılmış gazete okuma keyfime kimse dokunamaz!! Çocuk doğurduğum gün itibariyle pek çok keyfime olduğu gibi bu keyfime de ara verip, yalnızca anne olmanın keyfini çıkardığım uzun aylar ve yıllardan sonra şimdi elimden geldiğince kaldığım yerden ve aynı istikrarla devam ediyorum.

Okumaya devam et

Kullanım Kolaylığı ve Estetik Bir Arada

Derin dondurucuların faydalarını anlatarak zamanınızı almayacağım, uzun süreli gıda depolama için başka bir seçeneğin olmadığını zaten biliyorsunuzdur. Henüz bilmiyorsanız da, bu yılki Kurban Bayramı’nda öğreneceksiniz zira etleriniz buzdolabı içerisinde en fazla bir hafta dayanacak! Yani ister et, isterse de diğer gıdalar için uzun süreli depolama yapmak istiyorsanız, bir derin dondurucu kullanmanız gerekiyor. Bu bakımdan iki seçeneğiniz var: yatay ve dikey derin dondurucu modelleri. Yatay olanlar bir sandığı andırıyor ve kapakları üst kısımda yer alıyor. Dikey olanlar ise aynı bir buzdolabı gibi: Kapakları ön kısımlarında bulunuyor ve (isminden de tahmin edebileceğiniz gibi) dik şekilde kullanılıyorlar. Ben, tercihimi dikey derin dondurucu modellerinden, hatta daha net söyleyecek olursak, UED 5170 DTK A++ modelinden yana kullandım.

                                                               

Neden derseniz, her şeyden önce Uğur Soğutma markası güven veriyor. 60 yılı aşkın bir süredir derin dondurucu üretiyorlar ve bu nedenle benzersiz bir uzmanlıkları bulunuyor. Unutmayın, bu cihazları on yıllar boyunca kullanmak için alıyorsunuz ve he sağlamlıkları, hem de servis ağlarının yaygınlığı önem taşıyor. Uğur Soğutma, her iki bakımdan da beklentilerimi fazlasıyla karşılıyor. Gelelim tasarıma: UED 5170 DTK A++, dikey bir derin dondurucu modeli. Ben bu tasarımı seviyorum zira kullanması daha pratik geliyor: Aynı bir buzdolabı gibi rahatça kullanabiliyor, hatta buzdolabının yanına koyarak uyumlu ve estetik bir görünüm elde edebiliyorsunuz (ben öyle yaptım, tavsiye ederim).

UED 5170 DTK A++ yalnızca 46 kilo, yani kimseyi çağırmama gerek kalmadan bir köşeden diğerine kolayca taşıyabiliyorum. İç hacmi 170 litre, sadece benim değil, komşularımın gıdalarını bile depolamaya yetiyor! A ++ enerji sınıfında olduğu için, neredeyse hiç elektrik harcamıyor. En sevdiğim özelliği de, elektrik kesintilerinde bile içindekileri 15 saat boyunca korumaya devam edebilmesi oldu. Sık sık kesinti yaşanan bir yerde oturuyorsanız, emin olun bu özellik çok işinize yarayacak. Satın almak için https://satis.ugur.com.tr/item/ued-5170-dtk-a/100028 adresini kullanmanızı tavsiye ederim, peşin fiyatına 12 taksit yaptırarak kredi kartınızla alabiliyorsunuz. Geniş iç hacimli, dayanıklı, pratik ve uygun fiyatlı bir derin dondurucu arıyorsanız, UED 5170 DTK A++ modelini gönül rahatlığı ile tavsiye ediyorum.

Bir boomads advertorial içeriğidir.