Beypazarı

Share
Kent meydanına meşhur Beypazarı havucunun heykelini yapmışlar 🙂
Ankara’da 34 yılımı tamamlamış biri olarak Beypazarı‘na ilk kez bugün gittim. Evet, dünyanın bir uçlarına gidip görmüş olabilirim ama burnumun dibindeki bu güzel ilçeyi görmek ancak bu güne nasip oldu sevgili izleyenler. E bu da benim ayıbım.

Evimizin konumu itibariyle yalaşık 1,5 saatte varabilecek olmak da bizi motive etti açıkçası. Malum bizim cimcime ile uzun araba yolculukları oldukça kafa ütüleyici olabiliyor. Sağ olsun hiç susmuyor çünkü. Hiç susmuyor derken; mübalağa ettiğimi sanıyorsanız çok yanılıyorsunuz. Çünkü ağzında yediği bir şeyler yoksa gerçekten hiç ama hiç susmuyor. Sorular soruları doğuruyor, nedenler niçinleri kovalıyor derken eve dönüşte iki gözüm yanlara kaymış, kafam balon gibi olmuş olarak dönüyorum.
Sabah 9:30 da başlamış olduğumuz Beypazarı yolculuğumuzu akşam üzeri 17:30 da tamamladık.
Yanı başımızdaki bu tarih, doğa ve kültür cennetini yıllardır es geçmiş olmaktan ötürü hicap duyuyorum.
Kent müzesi, Hıdırlık Tepesi, artık tarihe karışmak üzere olan bazı el sanatlarının halen devam ettiği dükkanlar, gümüşçüler, havuç ve havuç suyu satanlar, pestilciler, el işleri satanlar, bindallı dikenler, tabii ki bey pazarı kurusu ve 80 kat baklavası…
Filiz Akın’ın Ankaralı olduğunu biliyordum ama Beypazarında doğduğunu bilmiyordum. Bir sokağa Filiz Akın Sokağı adını vermişler.
Beypazarı gezimiz oldukça güzel ve keyifli geçti ama dönüşte gitsek mi gitmesek mi diye düşünüp de buraya gelmişken gidelim bari dediğimiz Yaşayan Köy var ki sadece bir yazıyı burası için yazacağım. Çünkü beni çocukluğuma götürdü, içinde olmak istediğim hayata götürdü.
Bu yazı Beypazarı ve Yaşayan Köy yazısının ön sözü olsun. Sonraki yazılarda daha ayrıntılı ve bol fotoğraflı şekilde anlatacağım, şüpheniz olmasın.
Her şey bir yana 2017’nin yazı da bitti. Ne kadar da kısa sürdü değil mi? Yaz zaten epey geç gelmişti. İki gündür akşamları ince hırka giyiyorum. İki ay yaz yaşadık sanki ve bitip gitti işte. Bu yaza İzmir, Sakız Adası ve kısa bir İstanbul gezisi sığdırdık. Zihnimizde de çok çok güzel anılar biriktirdik. Kısmet bir daha ki yaza…
Yarın 1 Eylül. Hem de Bayram!
Son baharınız hüzünsüz, bayramınız çok mutlu geçsin!
Sevgiler
Share

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir