7 Çeşit Yemek

Evet, kişisel tarihimde önemli bir gün, bu nedenle muhakkak yazmalıydım.
Efendim, biliyorsunuz ev hanımlığında master degreemi ekşi maya ve ekşi mayalı ekmek yapmak suretiyle almıştım. Bugün ise artık ev hanımlığımın nirvanasına vardım diye düşünüyorum.  Bir gün içerisinde tam 7 çeşit yemek yaptım. Hem de 3 saat içerisinde ve sadece iki göz ocakla.

Nasıl? Nirvana gerçekten değil mi?
Öyle sahanda yumurta, pilav falan da değil, teessüf ederim. Çorbasından pilavına, iki çeşit tatlısından ara sıcağına, ana yemeğine kadar tam 7 çeşit.
Mutfakla aram hep iyi oldu ama bu gerçekten benim için çok önemli bir nokta. Kendimi zirvede hissediyorum :)))
Ne gerek vardı 7 çeşit yemeğe diye sorarsanız; hayır misafir gelmeyecek. Hepi topu bizim küçük hanım dahil 2 buçuk kişiyiz. Ama herkesin zevkleri, damak tadı ayrı. Fırında kabak mücveri küçük hanıma yediremiyorum ama ben bayılıyorum!! O zaman ne olacak? Özge kolları sıvayacak, kendi sevdiği yemeği de küçük hanımın sevdiği yemeği de pişirecek, adaletli olacak; biricik beyini es geçmeyecek O’nun sevdiği yemeği de pişirecek.
Aslına bakarsanız 7 çeşit yemek biraz da bahane. Benim gibi mutfakla arası iyi olanlar için yemek yapmak bir nevi terapi, mutfak da terapi odası. Bu aralar hayatımız biraz karmaşık, e haliyle kafalarımız da karışık. Ne yapsak, nasıl yapsak diye düşünüyoruz. Ben de kendimi mutfağa atıyorum, bir yandan maydanoz ayıklayıp diğer yandan pirinçleri ıslatırken neyi nasıl yapsak sorularının dehlizlerinde kayboluyorum. Pişen yemekleri tezgaha sıra sıra dizdiğimde ben de kafamdaki pek çok soruya yanıt vermiş, en az bir kaç çözüm yolu bulmuş, yeni bir fikir ya da bakış açısı üretmiş oluyorum.
Kendinizle baş başa kalabildiğiniz özel ve önemli bir yer aslında mutfak. Özellikle kadınların ( son zamanlar da erkeklerde oldukça ilgili)  çalışıyor olsun/olmasın evlerinde en çok önem verdikleri ve özen gösterdikleri yerin mutfak olması boşuna değil. Dedim ya orası terapi odası aslında diye. İnsan orada rahat ve konforlu olmak istiyor, göze hitap etsin istiyor ki rahatça iç dünyasıyla baş başa kalabilsin.
Patlıcan musakka ile iç dünyamız arasında nasıl da böyle bağ kurdun pes diyenlere koca bir ”hadi ordan!” demekle yetiniyorum.
Yemek yapma süreci yapacağınız yemeğin malzemelerini satın almak ile başlıyor biliyorsunuz. Yani alış veriş! Sadece bu kısmı bile bazıları için terapinin önemli bir kısmını oluşturabilir.
Malzemeleri tek tek tasnif ediyorsunuz, yıkıyorsunuz doğruyorsunuz…Ocağa koyuyorsunuz, tam yerinde ve tam zamanında tuzunu suyunu katmak lazım ki  doğru pişsin, lezzetli olsun.
Yani düşünceleri doğru tasnif etmek, tam zamanında doğru yer ve zamanda doğru aksiyonu almak lazım ki sonuç sizi memnun etsin.
Yani..mutfak hayattır.
Sözün özü, mutfağa daha sık girin. Kendinize sevdiğiniz yemekleri yapın, kendinizi şımartın. Sevdiklerinize sürprizler yapın, ne kadar mutlu olduklarını görmek paha biçilmez.
Hem, yemek demek emek demek.
Emekten daha değerli ne olabilir ki?
Sevgiler.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir